Yeşilçam’ın ‘çirkin’ yılları: Bu tarz filmlerde oynamama imkân yoktu

Usta oyuncu Ediz Hun’un hayatını anlatan “Film Gibi Geçti” kitabı Yeşilçam’ın kamera arkasına da yıllar sonra ışık tutuyor. 1965’ten 1970’e kadar ortalama yılda 8-9 filmde oynayan Hun, ilerleyen yıllarda ortalıktan kayboldu. Nedeni sektördeki erotik film furyasıydı. Ediz Hun, “Benim bu tarz filmlerde oynamama imkan yoktu” diye açıklıyor.

Usta oyuncu Ediz Hun’un hayatı, sinema yazarı ve akademisyen Rıza Oylum’un söyleşilerinden oluşan ‘Film Gibi Geçti’ kitabıyla okurlarla buluştu. Kitapta Hun’un çocukluğu, Yeşilçam yılları, akademisyenliği ve milletvekilliği döneminden pek çok önemli anısı yer alıyor.

İnkılâp Kitabevi imzasıyla çıkan eser, Yeşilçam’ın kamera arkasına da yıllar sonra ışık tutuyor. Türk sinema tarihinin yakışıklı jönlerinden Ediz Hun, bu kez kendi hayatının anlatıldığı kitabın başrolünde.

Yapılmaması gereken çirkinlikler olduğunu açıkça söyleyebilirim

Sinemaya ilk adımını attığı yıllardan günümüze dek 120’yi aşkın filmde başrol olarak yer alan Ediz Hun, dönemin popüler dergilerinden Ses’in, 1963 yılında düzenlediği sinema yıldızı yarışmasında birinci seçildi. Yeni Şafak’tan Sevda Dursun’un haberine göre; Hun 1965’ten 1970’e kadar ortalama yılda 8-9 filmde oynuyor, 1970-75 arası bu sayı 3-4 filme düşüyor. Daha sonra da bir süre ortalıkta gözükmüyor. Bunun sebebini soran Oylum’a usta oyuncunun cevabı şu oluyor:

“Türk sineması 1970’lerin ortasına doğru genel izleyici kitlesinden uzaklaşmaya başladı. Kadınlar, aileler artık sinema salonlarına gelmiyorlardı. Büyük yapım şirketleri kriz yaşamaya başlamışlardı. Bir takım 3. sınıf yapım şirketleri ortaya çıkmaya başladı. Bu şirketler çok ucuza, uygunsuz sahneler içeren, abuk sabuk senaryolarla filmler yapmaya başladılar. Benim bu tarz filmlerde oynamama imkan yoktu. Bana yakışacak bir hareket değildi. Rahmetli Bülent Kayabaş, Aydemir Akbaş, Ali Poyrazoğlu çok filmler çekti bu dönemde. Allah selamet versin, aktörlüklerine bir diyeceğim yok ama yani bunlar yapılmaması gereken şeylerdi bana göre. Tenkit etmeye hak görüyorum kendimde, sinema aktörü olarak, ciddi çalışmış bir aktör olarak bunların yapılmaması gereken olaylar, çirkinlikler olduğunu açıkça söyleyebilirim.”

Rıza Oylum imzalı kitap, “Film Gibi Geçti” başlığıyla raflardaki yerini aldı…

Türk sinemasının yok olma dönemi: Bu işi tadında bırak Ediz, dedim ve yurt dışına gittim!

Kitapta o yıllara damgasını vuran erotik filmlerin para kazanmak için çekildiğini söyleyen yönetmenlere, “Başka bir şey yap, bunu çekmek zorunda değilsin” ifadesini kullanan Ediz Hun, yurtdışına gitme kararı almasına sebep olan olayı ise şu şekilde anlatıyor:

“Son dönem filmlerimin birinde sete senaryodan bağımsız genç bir kızın getirildiğini gördüm. Filme benden gizli eklemeler yapılacaktı. Son anda yakaladım. Tepkimi koydum. Engel oldum. Şok olmuştum. Artık Türk sineması yok olma dönemine girmişti. Bu dönemde Beyoğlu’na çıktım. Gözümle görmek istiyordum bu yeni izleyici kitlesini. Alkazar’ın karşısındaki Lüks Sineması’nın kuyruğu hep gözümün önünde. Hepsi genç, 16-18 yaş arası, gelişmekte olan cinsel dürtüleriyle sinema salonlarına doluşan gençler. Bu kitleleri görünce artık bana uygun bir film yapmanın imkanı olmadığını anladım. Bu işi tadında bırak Ediz, dedim ve yurtdışına gittim.”

Şarkıcılık da yapmadım

Ardından kendisine büyük paralar teklif edilerek gazinolarda çıkması istendi. “Sahneye çıkıp şarkıcılık da yapmadım o dönem, Banker Kastelli reklamlarında da oynamadım” diyerek Norveç’te öğrenciliğe sonra da akademisyenliğe geçiş sürecini anlatıyor. İlk rol aldığı filmden milletvekili seçildiği güne kadar hayatının dönüm noktalarının yer aldığı kitapta Ediz Hun, 6-7 Eylül gibi dönemin kritik olaylarına da değiniyor. Yeşilçam’a genişçe yer ayrılan kitapta, içinde önemli filmlerden karelerin de bulunduğu bir fotoğraf albümüne yer veriliyor. Film Gibi Geçti, anılar ve resimlerle nostaljik bir okuma vadediyor.

 

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close